TEDAVİ BİLGİLERİ

Ağır nesneleri kaldırırken bacaklar yerine bele yüklenmek bel fıtığına neden olabilir. Herhangi bir nesneyi yerden alırken ya da ağır nesneleri kaldırırken bacaklardan güç alınmalıdır.

Fazla kilolar belinizdeki disklere ekstra yük bindirmek demektir. Fiziksel olarak vücudu zorlayan pek çok iş kolu vardır. Bazı iş dallarında sürekli nesneleri kaldırmak, taşımak veya çekmek gerekir. Sıkça öne eğilmek, beli döndürmek gibi hareketler de omurgayı zorlar. Ev işleriyle uğraşan ev kadınları da bu gruba dahildir. Bu tip işlerle uğraşanların vücuda en az zarar verecek şekilde yük kaldırma veya hareket etme tekniklerini öğrenmeleri faydalı olacaktır.

Uzun saatler boyunca oturmak ve buna eklenen motor titreşimleri omurgaya ve disklere baskıyı arttırabilir.

Çoğu kişide bel fıtığı omurganın doğal yaşlanmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Çocuklarda ve gençlerde disklerdeki su oranı oldukça yüksektir. Yaşlandıkça   bu oran azalmaya başlar. Diskler küçülür ve omurlar arasındaki boşluk daralır. Bu normal yaşlanma sürecine ‘disk dejenerasyonu‘ denir.

Özellikler omurga ve sakro-iliak eklemleri tutan, bazen kalça ve di gibi diğer eklemleri de tutabilen kronik (kalıcı) bir romatizmal eklem hastalığıdır. Sıklıkla 20 – 40 yaşları arasında görülür ve erkekler de kadınlara oranla 4 kat daha sık rastlanır.

Sebebi kesin olarak bilinmemekle beraber kalıtımsal bir hastalık olduğu yönünde düşünceler vardır. HLA B-27 adlı bir doku tipine sahip olanlarda ve Ankilozan Spondilitli ailelerde daha sık görülmesi bu görüşü destekler. Ancak her HLA B-27 {+} olan kişide Ankilozan Spondilit olmayabileceği gibi ailesinde bu hastalığa sahip biri  bulunan kişilerin mutlaka Ankilozan Spondilit endişesi taşıması da yersizdir.

Bel – Sırt ağrıları ve daha nadir olarak boyun ağrıları bu hastalığa ait belirtilerin başında gelir. Kalça ve diz eklemi gibi başka eklemlerde tutulmuşsa onlara ait ağrı da görülebilir.İlk tutulan bölge leğen kemikleridir. Buna farklı zamanlarda bel, göğüs kafesi ve boyun bölgesi tutulmaları eklenir. Tutulan eklemlerde (bel,boyun, diz, kalça vb.) hareket kısıtlılığı çok önemli bir belirtidir. Kaburgaların omurgalara tutunma yerleri de etkilenebildiği için göğüs kafesi hareketleri kısıtlanabilir ve hastada derin nefes alma problemleri olabilir.

Bel Extracorporeal Shock Wave Therapy (ESWT) vücut dışında oluşturulan güçlü ses dalgalarının odaklanmasına ve dokularda iyileştirmeyi tetikleyen sağlıklı bir onarım yanıtı oluşturmaya dayanan bir tedavi şeklidir.

ESWT uygulaması hekim tarafından yapılır. Uygulama haftada 1 kez olacak şekilde 3-5 seans sürdürülür. Tedavi başlamadan doktorunuz uygulama alanını muayene ederek en ağrılı noktalara tespit edecek ve buraları işaretledikten sonra uygulamayı bu noktalara yapacaktır. Tedavi 5-10 dakika sürer ve ortalama 2000 şok dalgası verilerek yapılır. Tedavi sonrasında herhangi bir kısıtlama, ilaç yada lokal buz uygulamasına gerek yoktur. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezimizde uygulanmaya başlanan ESWT (Ekstra Corporeal Shock Wave Therapy) tedavisi ile ortopedik alanda tedavisinde zorluk çekilen birçok rahatsızlığın tedavisi etkili ve çabuk bir biçimde yapılıyor. ESWT tedavisi ile vücutta tedavi edilecek bölgeye mini şok dalgaları gönderilerek tedavi sağlanıyor ve cerrahi olmayan anestezisiz, ilaçsız geniş bir tedavi alan sunuluyor.

TEDAVİ BİLGİLERİ

Sigaranın disklere daha az oksijen taşınmasına neden olduğu ve yıpranma sürecini hızlandırdığı düşünülmektedir.

Düzenli olarak egzersiz yapmak bel fıtığını önlemek adına önemli bir adımdır.

Ani ve beli zorlayan ters bir hareket bel fıtığını tetikleyebilir. Eğer zaman içerisinde yıpranmış olan bir disk varsa bazen fazla ani ya da ters olmadığını düşündüğünüz veya daha önce defalarca yaptığınız bir hareket bile fıtığa yol açabilir. Özellikle öne eğilme hareketi omurlar arasındaki disklere çok fazla güç uygular.

Fiziksel olarak vücudu zorlayan pek çok iş kolu vardır. Bazı iş dallarında sürekli nesneleri kaldırmak, taşımak veya çekmek gerekir. Sıkça öne eğilmek, beli döndürmek gibi hareketler de omurgayı zorlar. Ev işleriyle uğraşan ev kadınları da bu gruba dahildir. Bu tip işlerle uğraşanların vücuda en az zarar verecek şekilde yük kaldırma veya hareket etme tekniklerini öğrenmeleri faydalı olacaktır.

Dignissim id a at adipiscing aptent nunc a dui dis quis est arcu parturient conubia lacinia adipiscing pulvinar nullam mi etiam leo molestie at elementum.

Quis nam per sem facilisis a a parturient consectetur mauris scelerisque parturient adipiscing pretium ac eget consectetur.

Condimentum nascetur sagittis eu himenaeos pharetra natoque bibendum pharetra nec vel a turpis dis phasellus ultrices sapien.

FEn sık görülen iltihabı romatizmal eklem hastalığıdır. Başta el parmakları olmak üzere vücudun bütün eklemlerini tutabilen, bazen iyileşme bazen kötüleşme dönemleri ile devam eden uzun süreli kronik hastalıktır. Genellikle 20 – 40 yaş arası insanları tutar ve kadınlarda erkeklere oranlar 3 kat fazla görülür.

Romatoit Artrit’e vücudun bağışıklık sistemi bozulur ve vücut kendi dokularını yabancı kabul ederek onlara karşı savaş başlatır. En sık eklem zarına reaksiyon gelişir ve komşu kıkırdak, kemik, tendon ve bağlara da zarar verir. Hatta hasar daha ilerleyerek iç organlara da zarar verebilir. Bağışıklık sistemini neyin bozduğu yönünde kesin bir bulgu yoktur ancak bir enfeksiyonun bunu tetikleyebileceği düşünülür. Herkeste olabilecek sıradan bir mikrobun Romatoid Atrit’e yatkın kişilerde bağışıklık sistemini bozup hastalığı başlattığı düşünülür. Romatoid Artrit genetik geçiş göstermez ancak HLA-DR4 doku tipini taşıyanlarda daha sık görülür.

Hastanın öyküsü ve fizik muayene bulgularının yanı sıra röntgen bulguları, bazı laboratuvar bulguları ve gerekirse BT, MR veya EMG gibi tetkiklere başvurulur. Teşhis sırasında basit ve disk hastalığına bağlı bel ağrıları ve ciddi fıtık, timör, inflamatuar hastalıklara bağlı bel ağrılarının ayrılması çok önemlidir.

Basit bel ağrısı, genellikle bel omurlarına tutulan kas ve bağların aşırı zorlanması ile oluşur. Bu zorlanmalar ağır bir şey kaldırma, taşıma ile oluşabildiği gibi, uzun süre ayakta durma, oturma yada öne eğilme ile de oluşabilir. Ani bir düşme yada zorlayıcı ani bir hareket de bu duruma yol açabilir. Hatta bazen kuvvetli bir öksürük ya da hapşırık bile bel ağrısına yol açabilir. Doğuştan olan ya da sonradan yıpranma ile gelişen eklem problemleri veya bazı romatizmal hastalıkların bel, omurga eklemlerini tutmasıyla da bel ağrısı gelişebilir ancak bunlar daha seyrek görülen nedenlerdir.

Basit tanımıyla bel bölgesindeki ağrı ve hareket kısıtlılıklarının tümüne bel ağrısı denir. 20. Yüzyılda en çok iş kaybına sebep olan hastalıkların başında gelir. Her 100 kişiden 80 ‘i hayatlarının herhangi bi döneminde en az bir kere bel ağrısı geçirebilir. Ben ağrılarının % 90’ı altı hafta içinde düzelir ancak yüzde 10’u kronikleşir.